Hyundai’sini Satan Öğretmen – Çimen Sevanç

2017 ‘de öğretmenliğimin 30. yılına girerken yeni yıl hediyesi olarak kendime -dolaylı olarak da size- bir macera hediye ettim. E, dile kolay koskoca 30 yılın mutlaka bir ödülü olmalı, değil mi?!

Aslında öğretmenliğimin 20. yılında yapmak istediğim bir şey olmasına rağmen, malum yaşam şartları bu hayalimi azıcık (bir 10 yıl kadar!) erteledi. Şunu da yapayım sonra, onu da ödeyim sonra, bu yıl geçsin sonra diye diye 30 yılı buldum. Şöyle bir düşünüyorum da, 10 yıl önceki gerçekleştirmek istediğim hayalim ile birazdan size bahsedeceğim yeni hayalim -maceram-  arasında oldukça büyük bir fark varmış! O zamanlar hayallerime bile sınır koyuyormuşum!  Aslında geciktirmem biraz da iyi olmuş, çünkü beklediğim hediyem faiziyle gelmiş oldu! Yani, şikayetçi değilim.

Bu hayalimi aslında 2018 kış itibarıyla gerçekleştirmeyi planlıyordum. Çünkü o zamana kadar onu da ödeyip, bunu da yapıp, şunu da halletmiş olmayı hedefliyordum. Ama bildiğiniz üzere ‘bazen’  her şey planladığımız gibi olamayabiliyor.

Haziran ayında (6 ay önce) ev sahibim arayıp kendi taşınacağı için evini boşaltmamı rica etti. 8 yıldan beri çok severek ikamet ettiğim, her sabah şükran duygusuyla Bodrum Kalesi’nin muhteşem manzarasına uyandığım bu evimden ayrılma fikri birkaç gün yüreğimi sızlattı. Ancak, bu ‘kötü’ haberi aldıktan yaklaşık bir hafta sonra balkonda oturup etrafıma şöyle bir baktığımı hatırlıyorum. Balkondaki çok sevdiğim çiçeklerim, evimin önünde duran Hyundai arabam ve evimdeki tüm eşyalarım… O an hiç birine eskiden olduğu gibi özel bir bağ hissetmediğimi fark ettim. Sanki benim değildiler. Sanki yıllarca çalışıp onları alan ben değildim.

– Hayatı erteleme.

– Hayal ettiğin her şeyi yapabilirsin. Yeter ki iste!

– Her şey her zaman göründüğü gibi değildir.

Tam o an yukarıda yazılı olan yaşam felsefemin en önemli üç maddesine ihanet etmeye son verme kararı aldım. Bu kış her ne kadar da hazır olmadığıma inansam da, hayalimi gerçekleştirecektim. Ev sahibim farkında olmadan bana hizmet etmişti. Her şeyi satmaya ve elden çıkarmaya karar verdim. Evet, arabam da dahil olmak üzere tüm eşyalarımı! Neden mi? Çünkü elde ettiğim parayı sırt çantama koyup Orta ve Güney Amerika’nın her ülkesini adım adım plan yapmadan dolaşmaya hazırdım artık! Evet, hayalim bu! Oh, keyfe bak dediğinizi duyar gibiyim! Evet, yüklü bir banka hesabım ve gelecek için bir yatırımım olmuş olsa haklı olurdunuz. Ancak, bu geziyi sadece emekli maaşım ile yapacağım. Bu biraz ürkütücü geliyor kulağa değil mi? Yazarken sevgili sabotörüm İffet hanım ( zihnimdeki olumsuz sesim) tehlike çanlarını durmadan çalmaya ve olumsuz düşünceleriyle beni korkutma çalışmalarına devam ediyor J   Bakın neler diyor bu kararı verdiğimden bu yana:

  • Tek başına bu yaşta oralarda bir kadın olarak ne yapacaksın?!
  • Hiçbir plan yapmadın, kim bilir başına neler gelecek! Vazgeç!
  • Ya oralarda hasta olursan?
  • Çantanı çalsalar ne yaparsın, ha?
  • Paranı, kimliğini, kredi kartlarını çalsalar? Vazgeç dedim!! Dönünce ne yapacaksın? Her şeyini sattın!
  • Nerede kalacaksın?
  • İşin ne olacak?
  • Korkman lazım! Korksanaaaaaa!!!

Bazen itiraf etmeliyim endişelenmiyor değilim. Ancak, kork kork nereye kadar?! Korkunun ecele faydasının olmadığını hepimiz de biliyoruz. Gerçek bir lider sonuca odaklandığı ve ona inandığı takdirde başarılı olur.

20 Ocak’ta Mallorca ‘dan başlayıp Arjantin’de bitirmeyi düşündüğüm bu yolculuğumu hem kendime hem size armağan etmek istiyorum yeni yıl hediyesi olarak. Beni  www.kalbimnereyebenoraya.com blogumdan takip edebilir, yeni yerleri benimle birlikte keşfedebilirsinizJ  Amacım, böyle bir şeyi yapmak için illa ki düşündüğümüz gibi büyük miktarlarda paramızın olmasının gerekmediğini size kanıtlamak. Otelde kalmayıp gönüllü olarak bir yerlerde çalışarak yaşamımızı idame ettirebiliriz. Farklı kültürlerle tanışmak ve yabancı dil öğrenmek de cabasıJ

Sizin hayaliniz yolculuk değil de farklı bir şey olabilir. Maddiyat ile olan kısıtlayıcı inançlarınızın size engel olmasına izin vermeyin. Korkudan değil de farklı açılardan bakmayı öğrendiğiniz anda, hayatınıza hiç beklemediğiniz olumlu açılımları davet edeceksiniz.

Sevgili Albert Einstein ne demiş?

“Her şey hayal etmekle başlar. ”

Ben hayalimi gerçekleştirmek üzere bir adım attım. Kilometrelerce süren uzun yollar da tek bir adımla başlamıyor mu? Haydi, siz de adım atmak için harekete geçin. Hayalinize yol açın!

Hayatınızda bir fark yaratmadıktan sonra o hayat neye yarar?

Şikayet ederek kurban rolüne girmek, her zaman daha kolay olsa da sizi içten içe kemirecektir bunu yapmanız. Sabotörünüzü (olumsuz iç sesiniz) dinleyin. Onu tanıyın. Ancak, sizi ele geçirmesine izin vermeyin!

Değişim ve yenilik her zaman iyidir.

Bu yaşam sizin ve onu anlamlı kılmak sizin göreviniz!

Yeni yılın öncelikle kendimize, sevdiklerimize, ülkemize ve tüm dünyaya huzur ve barış getirmesi dileğiyle,

Sevgiyle kalın,

                                                                 YETER Kİ İSTE !